M. Betül PEHLİVAN
Bülent abi 30 yıl kullandığı k.rengi paltosunun ceplerinden muzip bir ıslık eşliğinde gökyüzüne Pessoa'dan, Beckett'tan Dostoyevski'den, Bernard'dan, Oğuz Atay'dan Kafka'dan, Şems'ten Mevlana'dan Gazali'den İbni Tufeyl'den,İbni Arabi'den, ömrünce biriktirdiği, zihninin, gönlünün, imbiğinden damıtarak özümsediği, beslediği, çoğalttığı notlarını,  bir eski zaman şamanı gibi havaya saçıyor, gökyüzü yavaş yavaş karışıyor bulutlarla kapanıyor, kararıyor, şimşekler çakıyor fırtınalar kopuyor, bu görülmemiş  hercümercin ardından yatışıyor, sonunda tatlı ılık bir yağmurla birlikte, abimizin cümleleri aşağıya inerken ipleri birbirleriyle kendiliğinden düğümlenen balonlar gibi hizaya girerek eşi benzeri görülmemiş bir kareografi oluşturuyor. Hangi okur hangi balonu kaparsa, kaçını toplayıp demet yaparsa, nasibine kalmış.524 sayfalık bir destan,bu bir başyapıt, antimodernist,antikapitalist, antimateryalist, neotasavvuf bir manifesto.Postmodern bir Amak-ı Hayal. Bir edebiyat ziyafeti.Ç.HakanGürkan