Furkan Çetin
Üstat
José Saramago’nun Körlük romanı, insanlığın en temel değerlerini sınayan güçlü bir alegori. Aniden yayılan bir körlük salgını toplumun düzenini altüst ederken görme yetisini değil, vicdanını kaybeden bir dünyanın portresi çiziliyor. Saramago, kesintisiz cümleleri ve alışılmadık noktalama biçimiyle benzersiz bir anlatım kurmuş. Bu tarz, okumayı zorlaştırmak yerine okuru metnin ritmine dâhil edip, dili daha canlı ve doğal kılıyor. Körlük; korkunun, bencilliğin ve umudun iç içe geçtiği bir insanlık sınavını anlatırken, her sayfasında okuru kendi görme biçimini sorgulamaya davet ediyor. Düşündürücü olduğu kadar sarsıcı da olan bu roman, insan doğasının en çıplak hâline bakmaya cesaretiniz olup olmadığı sorusunu soruyor.