Hakan Uysal
Bilge
Bu kitabı okumak, zaman makinesine atlayıp eski Roma'da, çok bilge ve fena halde iyi laf yapan üç devlet adamının adalet üzerine yaptığı derin bir sohbete kulak misafiri olmak gibi bir şey. Kitap temelde şunu sorguluyor: "Kanun dediğimiz şey, sadece meclisten geçen kurallar mıdır, yoksa ondan daha büyük, daha temel, doğanın kendisinden gelen bir 'doğru' var mıdır?" Öyle madde madde yasaları anlatan sıkıcı bir hukuk kitabı değil bu. Daha çok, adaletin temeli ne olmalı, bir devletin kanunları hangi felsefeye dayanmalı gibi baba sorulara cevap arayan bir metin. Kafayı yoran ama bir o kadar da ufuk açan, bugün bile hukuk üzerine düşünen herkesin dönüp bakması gereken bir temel taşı.