sevgi himmetoğlu
Kitapkurdu
İskender Pala’nın Kervan’ı,bir kitabın çok ötesinde, insanı iç yolculuğa davet eden sessiz bir çağrı gibidir.Her satırı, “yol”un hem dışta hem içte var olduğunu hatırlatır.Dışta görünen kervan, içte yürüyen kalptir aslında. Bu kitapta İskender Pala, hayatı bir yürüyüş olarak anlatır;ama bu yürüyüşte yollar taşlı,hava bazen karanlıktır.İnsan kimi zaman durur, kimi zaman yorulur,ama asıl mesele yürümeye devam etmektir.Çünkü kervan,bekleyeni değil,yürüyeni alır. Pala’nın dili, sade bir nasihat gibi değil; şiirli, sükûnetli bir bilgelik taşır. Her cümlede bir hikmet yankısı vardır. Okurken insan, kendi içine dönüyor — geçmişini, niyetini, yükünü sorguluyor. “Ben hangi kervandayım?” sorusu, kitap boyunca zihinde yankılanıyor. Yazar, modern dünyanın karmaşası içinde kaybolan kalbe yeniden bir yön veriyor. Unutulmuş kelimeleri, incelmiş duyguları, insanı insan yapan erdemleri yeniden hatırlatıyor. Kervan, bugünün hızlı adımlarına karşı yavaş ve bilinçli bir yürüyüş öneriyor.