Esra G.
Kitapkurdu
"Bazen olduğumuz kişi olmadığımız, rol yaptığımız, kendi hayatımızın kıyısında kaldığımız, hayata dahil olamadığımız, sanki dünyayla aramızda daimi bir hava akımı varmış, bir sis perdesi dünyayı bulanıklaştırıp onu tatsız, yavan kılıyormuş gibi bir hisse kapılırız. Bu dünya bizim için değildir, bir türlü memnun olamayız. Nedenini söyleyemesek de yalnızca öyle hissederiz, bu hayatla kaynaşma fikrinden bir rahatsızlık, bir utanç duyarız. Huzursuz, dengesiz, endişeliyizdir. Bir yoksunluk, bir tatminsizlik, bir iç gerilim hissi o kadar baskı yapar ki olduğumuz kişiden kopmak bir zorunluluk haline gelir. Gerçek kimliğimizin burada, bu ortamlarda, bu insanlarla, bizi boğan bu gerçeklikte ortaya çıkmayacağına kani bir şekilde, henüz kim bilmesek de başka biri olmak isteriz. "