Deniz Özbektürk
Hezarfen
Bekle Beni, Zülfü Livaneli’nin kendine has duygusal derinliğini taşıyan, sade ama içe işleyen bir roman. Okurken, insanın geçmişte bıraktığı ama kalbinde hiç bitmeyen duygularla yüzleşiyorsunuz. Livaneli, aşkı sadece iki insan arasındaki bir bağ olarak değil, zamana, hayata ve insanın kendine duyduğu sadakat olarak anlatıyor. Romandaki karakterlerin çoğu “yarım kalmışlık” hissiyle yaşıyor; fakat yazar, bu yarımlığı bir yenilgi olarak değil, insan olmanın doğal hâli olarak gösteriyor. Beklemek, burada bir pasiflik değil bir umut biçimi. Livaneli’nin dilindeki müzikal ritim, satır aralarında bir şarkı gibi dolaşıyor ve romanın duygusunu derinleştiriyor. Okur olarak roman bittiğinde, kendinizi bir tren istasyonunda ya da bir mektubun son cümlesinde kalmış gibi hissediyorsunuz: “Belki de beklemek, sevmenin en sessiz hâlidir.”