nurtenbegendi
Kitapkurdu
Yazarın dört romanını arka arkaya yazılış sırasına göre okudum. Saçlarımdaki Rüzgar en güzeliydi. "Saça rüzgar dolması" metaforu roman boyunca sık sık kullanılmış. Bu türden yinelemeler rahatsız ediyor. Müstenire ne zaman şeytana uyacak olsa saçlarına rüzgar doluyor. Dört kitabın ardından söyleyebilirim ki yazarımızın editoryal bir sıkıntısı var. Mükerrer ifadeler ve kelimeler, cümle düşüklükleri, kıt kelime haznesi, yazım yanlışlıkları can sıkıyor. Misal 12.sayfada şöyle yazıyor:"Son gelişmelerden sonra işin sonunun nereye varacağını Allah bilirdi." Kitap daha iyi yazılabilirdi. Bir dönem romanı olarak Osmanlı'nın son zamanları ve Türkiye'nin ilk dönemleri de akışa eşlik ediyor. O yıllar için hayali bile kurulamayacak bir hayat yaşıyor Müstenire. Aslında kendisine verilen şansları doğru değerlendiriyor ama işler her zaman istediği gibi gitmiyor. Türkiye’de aşkı buluyor lakin araya bin türlü şey giriyor. Paris’te resim eğitimi alıyor. Yaşadıkları Müstenire’yi güçlendiriyor.