nurtenbegendi
Kitapkurdu
Bayram, öksüz, yetim, fakir, cahil bir çocuktur. Köye gelen bir otomobil, bütün kişiliğini oluşturur. Evden kaçar, bir çok işe girer çıkar bir şekilde Almanya'ya işçi olarak gider, çalışır, araba alır. Şimdi memlekete gidip arabalı Bayram'ı köylüye gösterme, amcasını ziyaret etme, hatta belki Kezban Kız'la evlenme zamanıdır. Muhteşem bir moralle Türkiye yoluna düşer. 1970'ler Türkiyesi, siyasi olaylar, yaşam şartları da yol boyu bize eşlik eder. Mercedes arabasına çok düşkündür ama başına çok iş gelir. Bayram o kadar tanıdık ki. Zekadan ziyade şark kurnazlığını kullanıyor. Zayıf ahlaki içgüdülerine yenik düşüyor. Kendisinden zayıfa acımıyor, güçlüden tırsıyor. Bencil, pinti, cahil, yaralı parmağa işemeyen biri. Yaşadığı yokluğa ve yoksulluğa üzülüyorsunuz ama başına gelen her kötü olayda da artık ilahi adaletin işlemesine ses çıkaramıyorsunuz. Bayram, markette önünüze geçiveren o uyanık, yolda makas atan o zevzek, sahte diplomalı amir, 1000 metrede çelme taktığı rakibini yenen atlet.