Gamze furat
Kitapkurdu
Beyoğlu’nun damarlarını kesip, akan kandan tablo yapıyor bizeMetinn Kaçan. Orada yaşanan her şey kaderdir. Arabasıyla, beyazıyla, aşkıyla, biçimiyle oraya aittir. Beyoğlu da bonkör davranır müridine; ona kimsenin erişemediği bir şairlik bağışlar. Ne okumayla erişilir o mertebeye, ne eğitimle. Bin yılda bir yapılan bir anlaşmadır Meto’nun Beyoğlu’yla yaptığı. O bize ışığı değil, karanlığa bakmayı öğretir. Beyoğlu, yazarın hem cehennemi hem tekkesidir. Aşkı tatmak isteyen Sevda’nın yürüdüğü yol da Meto’nunkine benzer. Şık mekânlarda, romantik gecelerde değil, insanın kendi kirinde arar maneviyatını. Dervişlerin çilesine benzer bu tutum. Beyoğlu bunun için biçilmiş kaftandır. Batakhane kültürüyle entel sınıf, dünyanın hiçbir yerinde bu kadar yakın oturmaz birbirine. Belki de Kaçan bunu bildiği için, ruh parçalanmadan eserin doğamayacağını sezdiği için, orada kalır. Onun dili artık edebiyatın sınırlarını aşmıştır; bir zikir hâline gelmiştir. Duası, küfrü, ayeti, lanetidir.