Sevsels
Kaşif
İnsanın en büyük özelliklerinden biridir ister yakın ister uzak olsun etrafındaki kişilerin karakterlerine ve davranışlarına kendince anlamlar yükleyerek, doğruluğunu sorgulamadan, buna inanmak. Romanın konusu çok yakın görünen ama aslında birbirine yabancı, bir o kadar da uzak, aile bireyleri arasında geçiyor. Kitabı okudukça karşınızdaki kişilerin davranışlarına kendimizce anlamlar yükleyerek onları yargılamadan önce bir kez daha düşünmemiz gerektiğini ayrıca zamanında söylenmediği için sır haline gelen gerçeklerin insanların hayatlarını,duygularını ve kişiliklerini nasıl bu kadar etkilediğini düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Okur olarak tam da karakterleri yargılayacakken başka bir sayfada karakterin kendi yaşadıklarını,kendi iç dünyasını anlatmasıyla ters köşe oluyorsunuz adeta Kitabı bitirdiğimde düşündüğüm tam olarak şuydu;kitabın bir bölümünde denildiği gibi"unutulur gider iki ayda" diyerek,söyle bilsinler mantığı ile hareket edilseydi her sey çok daha farklı olabilir miydi?