Özcan Buze
Hezarfen
Halford John Mackinder, jeopolitiğin öncüsü olarak sunulsa da eserleri İngiliz ve ardından ABD emperyalizminin stratejik tekrarlayıcılığına hizmet eder. Heartland teorisi, dünya hakimiyetini meşrulaştıran bir araç olarak kurgulanmıştır. Mackinder, kıta ve deniz güçlerini hiyerarşik bir düzene oturtarak emperyal planları bilimsel kılıfa sokar. Onun fikirleri, masum akademik meraktan ziyade, İngiltere’nin küresel nüfuzunu sürdürme ve ABD’nin hegemonya hedeflerini güvence altına alma, emperyalist hegemonyanın devamlılığını sağlamayı amaçlar. 20. yüzyıl boyunca iki dünya savaşı ve Soğuk Savaş döneminde stratejik doktrin haline gelen bu görüşler, emperyalizmin arkasındaki ideolojik temeli oluşturur. Mackinder, yalnızca bir teorisyen değil, emperyalist stratejilerin pratikteki en etkili uygulayıcısı olarak değerlendirilmelidir.