Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Ürüne Git
Sahilde Defne
Kaşif
Bu yorumu Tanpınar'ın Türk tarihinin en iyi edebiyatçılarından biri olduğu gerçeğinden bağımsız yazıyorum. Roman bir gazete tefrikası olarak yayımlandığını o kadar belli ediyor ki. özellikle bütünüyle çok dağınık. İkinci bölüme kadar olan ilk 73 sayfa oradan oraya koşturan bir yılkı atı gibi, anlamak zor, takip etmek zor. Yazar da farkında, ilk bölümün bir yerinde, "Hikayeyi niçin bu uzak hatıralarla ağırlaştırdım?" diye sorup açıklamaya çalışıyor. İkinci bölümde nihayet hikaye bir kahraman etrafında şekillenmeye başlıyor. İşin toparlanmasına rağmen dağınıklık hissi kaybolmuyor. Bu noktada eski Türkçe sözcüklerin de etkisi olduğunu göz ardı edemiyorum ama bence romanın en büyük noksanı okurun dikkatini bütünüyle konuya, anlatıma ve karaktere odaklayamaması oluyor. Ve kendi kendime şunu soruyorum; acaba bu eseri günümüz yazarlarından biri yazsaydı bunca övgüyü alır mıydı?