easygo0
Kaşif
Yazarın birkaç röportajını dinledim. Cecile Pin, yazmaya büyük bir iddia ya da planla başlamamış. Önce sadece birkaç diyalog yazmış, ardından ayrıntıları ekleyerek metni bir romana dönüştürmüş. Ve bu süreci yaşarken annesini üzmemek için ona neredeyse hiçbir soru sormamış. Bunun yerine aile fotoğraf albümlerine bakarak, araştırarak ve okuyarak geçmişi anlamaya çalışmış. Pin, sığınmacı olmanın yalnızlığını ve gerçekliğini çocukların gözünden anlatıyor. Göçmenliğin getirdiği kültürel farklılıklar, dil bariyerleri ve aidiyet arayışı romanın merkezinde yer alıyor. Yeni bir ülkeye tutunmaya çalışan bu çocukların hikâyesi, göçmen olmanın ne kadar çok katmanı olduğunu gösteriyor. Böylece hem göçmenliğin hem de savaşın insanda bıraktığı o görünmez yaraları hissediyorsunuz kitabı okurken.