Manuel Bir Daktiloya Ağıt
Manuel Bir Daktiloya Ağıt Ürüne Git
walden
Kitapkurdu
Bilinç akışıyla yazılmış bir roman mı? Değil. Bir tür "laf lafı açar" edası var. İlla bir çerçeve gerekiyorsa "deneysel edebiyat" denebilir. Mekas bir sonraki cümlesinin ne olacağını bilmeden yazıyor. En bilindik paradokstan yola çıkıyor: Yazı yazmak hakkında ne düşünüyorum, daha doğrusu yazı yazmak hakkında AYRICA düşünmedim ama bir düşüncem olup olmadığına ŞİMDİ bir bakayım, bunu yazarak bulayım. Yazarak düşüneyim. Bir 'form'u olmayan ve kompozisyon kaygısı taşımayan metin gerçekle rüya arasında salınıyor, kurmacayla psikiyatrinin kesiştiği kavşakta bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor. Bu da bu romanda Mekas'ın planladığı tek şey olabilir: çünkü "bulmak için önce kaybolmak gerekir" diyor. Nitekim bu romanda da kayboluyor. Üç tane Mekas var. Şöyle demiş: "Litvanya'da bir şair olarak tanınıyorum ve filmlerimle ilgilenmiyorlar. Avrupa'da bir sinemacı olarak tanınıyorum ve şiirlerimi bilmiyorlar. Ama ABD’de sadece başına buyruk birisiyim." Bu kitap bize üçüncü Mekas'ın bir armağanı.