Sakina Guner
Kitapkurdu
Dehşet verici bir eser. Okudukça kendinizi mistik ve karanlık 1518’in Strasbourg sokaklarında buluyorsunuz. Sefalet içinde yaşayan halkın, yoksulluk ve açlıkla nasıl vahşete sürüklendiğine tanık oluyorsunuz. Bu çaresizliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkan “dans vebası” kısa sürede bütün şehri sarıyor. Halk sefaletle boğuşurken, din adamları refah içinde yaşamayı sürdürür; devlet ise dans vebasını bastırmak için çaresizce trajikomik yöntemlere başvurur. Jean Teule’ün kara mizahı sayfalardan taşarken, betimlemeler rahatsız edici derecede sert. Ama bu rahatsızlık eserin gücünü oluşturuyor. Tarihi bir olayı yeniden anlatmakla kalmıyor; insanın sınırlarını, çaresizlik karşısındaki savruluşunu ve toplumun çürümesini gözler önüne seriyor. Metaforlarla dolu bu eser, kısa olmasına rağmen etkisi uzun süre akılda kalıyor. Kesinlikle okunmaya değer!