easygo0
Kaşif
Genelevde çalışan kadınların yaşamlarını, onların dünyasına temas ederek, hatta o dünyanın içine sızarak aktarıyor yazar. Bir romandan ziyade senaryo taslağı gibi ilerliyor. Bu bir eksiklik değil, tam tersine ritmini, görselliğini ve çarpıcılığını arttıran bir özellik olmuş. Zaten 1985 yılında Sinan Çetin tarafından da 14 Numara ismiyle sinemaya uyarlanmış olması bunu doğrular nitelikte. Kitap, ilk kez 1978’de yayımlanmış. Satır aralarında o dönemin İstanbul’una, toplumsal yapısına dair küçük ama etkili yansımalar yakalamak mümkün. İçerik bakımından Trainspotting’i andırıyor. Her iki kitap da toplumun dışladığı, yok saydığı dünyaları görünür hale getiriyor. Gölgeye itilen hayatlar, tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkıyor. Tek eleştirim, kitapta yer alan argo ve küfürlerin sansürlenmiş olması. Bu tercihle birlikte anlatının içindeki gerçeklik duygusu, özellikle bazı anlarda askıya alınmış gibi hissettirdi bana.@_sayfayolcusu_