Hakan Uysal
Bilge
Körlük, okurken insanın hem tüylerini ürperten hem de düşündüren bir kitap. Saramago, bir şehirde aniden yayılan körlük salgını üzerinden insan doğasını, toplumsal düzeni ve dayanışmayı öyle çarpıcı bir şekilde anlatıyor ki, her sayfa sarsıcı. En çok etkilendiğim taraf, insanların çaresizlik içindeyken gösterdikleri hem iyilik hem de kötülük halleri oldu. Kitap, bizi “insanlık ne kadar kırılgan ama bir o kadar güçlüdür” gerçeğiyle yüzleştiriyor. Saramago’nun dili alışılmışın dışında, uzun cümleler ve az noktalama kullanımı başta zorlayabilir ama kitabın atmosferine tamamen dalmanızı sağlıyor. Kısacası, Körlük sadece bir distopya değil; insan ruhunu ve toplumu sorgulatan, unutulmaz bir okuma deneyimi.