SALVAMEA
Kaşif
Japonların tarihlerinde en çok okudukları kitaplardan birisi olan Samurayın Kızı’nın en kritik kitaplardan birisi olduğunu düşünüyorum. Bir romandan ötedir. 1871’de başlayan Meiji restorasyonları sırasında küçük bir çocuk olan yazarın, Japonya’dan ABD’ye gelin gitmesinin gerçek hikayesini okurken, restorasyonların Japonya’daki yansımaları, Japonların (özellikle samurayların) hayata bakışı, ABD kültürü ile karşılaştırmaları, bazen güldürür bazen hüzünlendirir ama çokça memleketimizdeki ahlaki pratikleri düşündürür. Kitaptaki “insanın yaptığı işten aldığı hazzı herhangi bir şeyle değiştirmeye değer mi, birinin gururunu iki paralık etmesi insanın ya da ulusun ruhunun gelişmesinin bittiğini gösterir” cümlesi ve anlatılan yaşam pratikleri, (Osmangazi Köprüsünde intihar eden Japon mühendis gibi örneklerle birlikte) Japon meslek/iş şerefi kavramını gösterir. Coğrafya kader değildir, bir toplum kendini ahlaki olarak geliştirerek değişince başarı kaçınılmazdır’ın ispatıdır Japonya. Helal olsun.