bahrî
okumadan önce kitabın hacmine aldanıp önemsememiştim.okuduktan sonra hiç bitmeseydi diyeceğiniz harika bir roman olduğunu fark ediyorsunuz.eşini ve üç çocuğunu en sonunda ise biricik gelinini hazin bir şekilde kaybeden bir ananın toprakla dertleşmesini anlatıyor.Bu kitap bana gün olur asra bedel romanını hatırlattı.buradaki suvankulof ailesi de oradaki kuttabayevler gibi savaş mağduru.birinde bir çiftçinin bir ömür aldığı nefesi soluyorsunuz diğerinde ise demir yolu işçilerinin güçlüklerle mücadelesine şahit oluyorsunuz...