bahrî
kitabın henüz 250 sayfasını okudum.özellikle ilk 78 sayfasından çok etkilendim.kitaptan daha önce duymamış olduğum bu selamlık meclislerinin havasını solumak beni çok heyecanlandırdı.selamlık meclislerinde ki o sohbetler şiirler cem bey ve hatemi hocanın münakaşaları insanı alıp başka dünyalara götüren bir iklimdi.Onun için selamlıktaki hararetli sohbetlerin bitmesini istemediğimden devamında adlinin yatılı okula yazılmasına da üzüldüm diyebilirim.kitap ta muallim naci ve muhtemelen yeni şehirli avni gibi gerçek karakterlerin yanında bütün hayali karakterler de çok yerinde seçilmiş sütbaba atıf beyden sinana ziver paşadan diğer aile fertlerine kadar iyi kötü herkes şişirme karakterler değil hayatın içinden seçilmiş.Ayrıca Adlinin ailesi tarafından bu kadar dışlanmışlığına rağmen içinde ki karşılıksız olan anne sevgisininin hiç eksilmemesi de bugünün gençlerine evlatlarına ders olacak nitelikte diyebiliriz.Kısacası tanzimat döneminin kültür çatışmasını anlatan bu kitap her yönüyle çok farklı ve okunmaya değer...