Gece Yarısı Kütüphanesi
Gece Yarısı Kütüphanesi Ürüne Git
Gökhan  Değirmenci
Gece Yarısı Kütüphanesi, derinlik iddiası taşıyan ama yüzeyde kalan bir roman. Matt Haig, “evren kaostan ve entropiden beslenir” derken büyük bir kapı aralıyor ama o kapıdan içeri girmeye cesaret edemiyor. Kaosu anlatmak yerine onu cilalıyor. Felsefe varmış gibi yapıyor ama aslında basit bir “iyi hisset” hikâyesi anlatıyor. Romanın dili sade değil, sığ. Her sayfasında “kendini sev, her şey geçer” mesajı var, oysa bazı şeyler geçmez; edebiyat tam da orada derinleşir. Gece Yarısı Kütüphanesi düşünmeye değil, avutulmaya çağırıyor. Okurunu rahatsız etmiyor, düşündürmüyor. Kapandığında geriye sadece iyi niyet kalıyor. Oysa iyi edebiyat iyi niyetle değil, cesaretle yazılır. Yırtıcı Kuşlar Zamanı’nda hayatın kiri, çatışması, vicdan azabı vardı. Haig’in romanıysa steril bir laboratuvar gibi: güvenli, temiz ve dolayısıyla etkisiz. Gerçek roman, yara bırakır. Bu kitapsa pansuman yapıyor.