Idris Polat
Med-Cezir’i okumaya başladığınızda derinden derine, hadi Tanpınar’ın o çok sevdiği kelimeyle söyleyelim, bir romancının ‘çalıştığını’ fark etmiyor değilsiniz. Hikayeler anlatıyor yazar, anılar denizinde geziniyor, ayrıntıların kapısından girip sonra ummadığınız geniş düzlüklere çıkarıyor sizi. Biraz ilerlediğinizde daha doğrusu kitabı bitirdiğinizde ise sadece romanın ona niçin yetmediğini anlıyorsunuz. Çok yönlü bir yazar-aydın-aktivist kişiliği ile karşı karşıyayız ve bu kişilik kendini anlatmanın imkanlarını arıyor. Bir yığın şeye kafa yoruyor. Tasavvuf, modernleşme, kadın hareketleri, kimlikler, ötekileşme, siyaset, edebiyat…