Hüseyin Bulut
Kitapkurdu
Batık maliyet teorisi diye bir teori var. Belli bir şeye verdiğimiz emek, zaman veya beklentiler boşa gitmesin diye mantıksız hale gelse de o davranışı, durumu sürdürmek anlamına geliyor. Aslında bu konuda bir atasözümüz var: Zararın neresinden dönersen kârdır. Teori zarardan dönememeyi ifade ediyor. İşte Tatar Çölü'nün temelinde bu teori yatıyor. Teğmen Drogo bazı amaçlarla kaleye ilk geldiğinde oradan ayrılmanın planlarını yapıyor. Fakat birtakım sebeplerle kaleye şans tanıyor, orada bir süre kalıyor. İşte o andan itibaren bir kısır döngünün içinde buluyor kendini. Artık ayrılmak istese de ayrılamıyor kaleden. Çünkü, madem o kadar beklemişti biraz daha bekleyiverseydi. Bekledikçe, beklenilen daha da değerleniyor. Bu kadar beklediği şey gün geçtikçe daha ve daha anlamlı oluyor. Bu anlayış "madem bu kadar bekledim, bunun bi anlamı olmalı" mantığını barındırıyor. İşte böyle, bir şey olacak hissiyle koca bir kitap bitiyor ve Drogo yalnız beklentiyle ömrünün geçip gitmesine göz yumuyor.