Önder Güngör
Üstat
İçimizdeki Şeytan ı, yalnızca bireysel bir roman değil; aynı zamanda bir dönemin aydın bunalımını, toplumsal yapının birey üzerindeki etkilerini ve insanın kendi iç dünyasındaki çatışmaları irdeleyen güçlü bir psikolojik roman. Kitap boyunca en çok etkileyen şey, karakterlerin dış dünyayla mücadele ederken aslında en büyük savaşı kendi içlerindeki “şeytan”la veriyor olmaları. İçimizdeki Şeytan ", yalnızca bireysel zaaflar değil; aynı zamanda toplumun birey üzerindeki baskısının, eğitimsizliğin, kişisel sorumluluktan kaçmanın ve düşünsel tembelliğin bir metaforu. Yazarın sade ama derinlikli dili, karakter çözümlemeleri ve İstanbul’un 1930’lardaki atmosferini yansıtışı da romana ayrı bir değer katıyor. Kısacası: İçimizdeki Şeytan ", bir insanın en büyük düşmanının bazen dış dünyadan çok, kendi içindeki korkaklık, ikiyüzlülük ve zaaflar olduğunu ustalıkla anlatıyor. Bu romanı okuduktan sonra insan ister istemez kendi içindeki "şeytan"la da yüzleşmek zorunda kalıyor.