Bonibom
Kaşif
Yılların ağırlığıyla yüzleşen iki eski dostun karşılaşmasında sessizce yanıp tükenen bir vicdan muhasebesi. Sadakat, aşk ve ihanet arasındaki o ince çizgiyi ustalıkla işliyor ve bunu yaparken de insan ruhunun derinliklerine ağır bir sessizlikle dokunuyor. Derin, yaşlı bir bilgelikle. Zamanın geçişine ve insanın kendine verdiği hükme dair bir yankı. Diyaloglar sade ama oldukça sarsıcı. Durup düşünüyor insan bir süre, “Bazen söylenmeyenler, söylenenlerden daha gürültülüdür”. Sade, yorum katmadan herkes için özetlemeye çalışıyor hayatı ve yaşadıklarını. Aslında bu romanda; Judit İşin Aslı ve Sonrası’nın ayak sesleri gümbür gümdür gelmiş. İnsana dair her şeyin geç kalınmış bir yüzleşme olduğunu hatırlatıyor ve çoğu zaman sizin duyamadan gittiğiniz sessiz bir yüzleşme. Çook çok beğendim