gül-istanbul
Kaşif
Hayat ve ölüm arasında alınan tek nefesin içine sığdırdığımız acılar, yalnızlık, hüzün umutsuzluk, çaresizlik, gözyaşı...Yazar düşüncelerini, tecrübelerini, içsel çatışmalarını, insanlığın acılarını, kavgalarını, hayat mücadelesini eserine yansıtıyor. Üşüyen ruhunu bedeniyle taşımaya çalışan Satılık Adam’ın hikayesiyle romana giriş yapılırken Ateş Abi, Dert Babası, Cumali, Deli Behiye, Raşit Bey, Fehmi Bey gibi karakterler etrafında varlığın ve yokluğun acısını çekenlerin olduğu bir hayatın felsefesini okuyoruz. Hayatın bütün zıtlıkları ince dokunuşlarla ustaca anlatılıyor. Duygular ve düşünceler çok çarpıcı ve derin. Yazarın üslubu güçlü olmakla birlikte kelimelerle adeta dans ediyor. Bu eser hem roman hem deneme hem de fikir kitabı özelliği taşıyor. Yazarın dünya klasiği yazma düşüncesinin hakkını verdiğini düşünüyorum. “Yokluğun arkasından koşanları yüreği, varlığın peşinden gidenleri ise aklı yönetir.”