Lisân-ı hafî
Kitapkurdu
"Herkes kendi ağrısını hissediyor, ama bir kez olsun ötekinin ağrısını hissetmeye çalışmıyor." Tam da bu nedenle Leyla yürümek istedi, olduğu ya da olamadığı bir yerden kendisini keşfetmeyi bilecek olanların olduğu başka yerlere.Ya da kendi kendini keşfetmeye.Zihninde tutup biriktirdiği ne varsa bilinmesini istiyor artık.Arayış içinde Leyla,gördüğü rüyalar eşlik ediyor kendisine . Tanıştığı insanları dinlemeye,bir yandan da konuştukça insanları anlamaya başlıyor.Bazısının hikayesine ortak da oluyor. Romanlarında karakterin içine içine konuştuklarını zihin ve dil arasındaki bağı o kadar güzel ve yerinde aktarıyor ki;bana göre okuyucunun da içine işliyor satırları. *Mümkün müydü bu? İnsan okuduğunu yaşayabilir miydi aynı anda?* Ama evet yaşayabiliyormuş.Haleti-ruhiyem de pek müsaitti buna. *..fazla özellikli olmak her zaman yalnızlaştırır insanı...* Yalnız kalmak derinlere içlere yolculuk yaptırır.Tam da öyle bir dönemde tanıdım Irmak Zileli hanımefendiyi bir daha da asla bırakmadım.