Belki Yaz Erken Gelir
Belki Yaz Erken Gelir Ürüne Git
zafer saraç
Hezarfen
Yaz, bir umut misali beklendiğinde güzel duyguları hissettirir. Öykünün dilinin içine de muhakkak bu nedenle umut yerleşmelidir. Bu sayede merak diri kaldığı gibi karanlığın dağıldığı aydınlık sabah gibi öykü de insanın içini ısıtır. Sonuçta anlatılan bir hayat parçasıdır. Tüm yönleriyle yaşantının merkezine yerleşen insanın başından geçenler bütün doğallığıyla Yekta Kopan’ın öykülerinde dışa yansır. Bazen hayatın keşmekeşinin içinde okurun başına gelerek tezahür eden olaylar yazarın öykü diliyle buluşur. O zaman okur yazara, yazar da okura yoldaşlık etmiş olur. Esasında en rafine duygudaşlık bu şekilde ortaya çıkar. Kopan, kırk bir öyküyle hayatın girilmedik yerini bırakmaz deyim yerindeyse… Bu kadar hayat parçası içinden illaki okur kendine göre bir karakter ya da olay bulur. Hatta daha da fazlası “ben öykü yazsaydım böyle yazardım” fikri okurda oluşabilir. Kopan’ın öyküleri her ne kadar küçük kelimesine atfen küçürek olsa da manidar yönleri itibarıyla öyküler çok büyüktürler.