Sadiye Arsoy
Bilge
İş hayatında zorlu zamanlar geçirdiğim bir dönemde yolumun kesiştiği bir eser. Lerner, öfkenin yıkıcı bir düşman değil, kişisel değişim ve sınırların ihlalini bildiren doğal bir alarm sistemi olduğu fikrini merkeze alan bir anlatım ile okuyucuya dönüştürücü bir okuma deneyimi sunuyor. Özellikle kadınların toplumsal beklentiler nedeniyle öfkeyi bastırmasının, suçluluk, depresyon ve fiziksel rahatsızlıklara yol açtığını vurgulaması detayı da tüm hemcinslerimin okuması için güzel bir neden, bence :) Eserdeki esas anlatı, öfkenin -benliksizleşme- durumundan, yani kişinin ilişkide kendi kimlik ve isteklerinden uzaklaşmasından doğduğu üzerinedir. Bu kitap benim için, öfkelenmeye "hakkım var mı?" gibi anlamsız bir sorudan kurtulup, öfkenin ardındaki gerçek ihtiyacı görmemi sağlayan başucu rehberi niteliğindeydi. Çünkü, yalnızca duygu yönetimini anlatmıyor, aynı zamanda sağlıklı sınırlar ve öz saygı inşa etme yolunda neler yapılabileceğini de anlatıyor. Okumaya karar verenlere iyi okumalar!