İsmail Üzgör
Kaşif
Son Ada, dış dünyanın hırgüründen uzak, sakin bir adada yaşayan küçük bir topluluğun, emekliliğini burada geçirmek isteyen eski bir devlet başkanının gelişiyle yavaş yavaş çözülüşünü anlatıyor. Başlangıçta huzurlu görünen yaşam, liderin otoriter yöntemlerle adayı “düzeltme” çabasına dönüşünce, doğa ve insanlar arasındaki hassas denge bozuluyor. Martıların yok edilişi ile başlayan ekolojik çöküş, adalıların da ahlaki ve insani çöküşüne paralel ilerliyor. Livaneli, basit görünen bir ada hikâyesinden evrensel bir politik alegori çıkarıyor. Dili akıcı, sembolik örgüsü güçlü; ancak bazı karakterler özellikle ikinci yarıda daha derinleşebilirdi. Yine de doğa–iktidar–insan üçgenini çarpıcı bir yalınlıkla işlediği için etkileyici bir toplam sunuyor. Sarsıcı bir uyarı masalı; kusurlarına rağmen kalıcı iz bırakan bir anlatı.