Cansu Özmen
Üstat
Sessizliğin ve bastırılmış duyguların gücünü olağanüstü bir zarafetle işlemiş yine yazarımız. Bir uşak olan Stevens’ın titizliği, görev bilinci ve hayatı boyunca ertelediği hisleri kitap boyunca derin bir melankoli ile anlatılıyor. Geçmişle hesaplaşma, pişmanlık ve kaçırılmış fırsatlar… Hepsi yazarın minimalist ama etkileyici diliyle ağır ağır ortaya dökülüyor. Kitap tarihsel arka planıyla da güçlü; tanıdık isimlere rastlıyoruz. Stevens’ın duygularını kabullenme süreci öyle yavaş ve incelikli ilerliyor ki her sayfada bir kırılma anına daha yaklaşıyoruz. Sessiz sakin ilerleyen ama vurucu bir roman.