Cansu Özmen
Üstat
Roman, savaşın ve baskının kıyısından kaçıp İngiltere’ye sığınan karakterlerin yollarını kesiştirirken, bir yandan da terk edilen toprakların ruhumuzda nasıl izler bıraktığını incelikle işliyor. Dili sakin ama alt metin sürekli çalkantılı çünkü taşınan travmalar, sessizliklerinin arasına saklanmış birer dalga gibi durmadan geri dönüyor. Göçmenliğin getirdiği yabancılık hissi, yeni bir ülkede tutunma çabası ve geçmişten kaçılamayacağını hatırlatan anlar romanın omurgasını oluşturuyor. Yazar, kimlik, aidiyet ve hafıza meselelerini politik bir sertlikle değil, insanı merkeze alan duygusal bir gerçeklikle ele alıyor. Göçün insanın kendini algılayış biçimini nasıl kökten değiştirdiğini gösteren güçlü bir hikâye.