irem şahin
Ufuk Karaman, Sabahattin Ali’ye bir yazar olarak değil, bir insan olarak yaklaşmış. Onun inatçılığını, doğrularına sıkı sıkıya bağlılığını, kalemini bir silah gibi kullanışını, aynı zamanda kırılgan yanlarını da gösteriyor. Bu sayede ortaya kuru bir biyografi değil; yaşayan, soluyan, düşündüren bir portre çıkıyor. “Bir Deha Muharrir” yalnızca Sabahattin Ali’nin hikâyesi değil, Türk edebiyatının vicdanını taşıyan bir dönemin hikâyesi. Okurken hem edebiyat tarihine tanıklık ediyor hem de “bir yazarı yazar yapan şey nedir?” sorusuna yeniden düşünüyorsunuz.