Ümmühan İrem DERTLİ
Bilge
Yazarın Dünyasızlar romanından sonra okuduğum ikinci kitabıydı.Yine sürükleyici ve yine büyülü gerçekçi bir hikâyeyle karşılaştım.Kitabın başlarında konuya tam olarak girmek biraz zaman alıyor ama sonrasında gerçekten su gibi akıyor.Yine de finali daha çarpıcı olabilirdi diye düşündüğüm için beklentimin biraz altında kaldı. Kısaca konusundan bahsedeyim:Yazar Bünyamin'in roman yazmak ve hayattan biraz uzaklaşmak için Kars'a gelmesiyle hikâye başlıyor.Burada, altı yüzlü yaşlarda Zencefil isimli bir papağanla karşılaşıyor ve papağan ona kendi hikâyesini anlatıyor.Gülbadem ve Zencefil'in Hindistan’dan Osmanlı’ya gelmesiyle bir anda kendinizi sarayda,çarşı pazarda,kahvehanelerin içinde buluveriyorsunuz.Gülbadem,padişahın yaşlı ilimkârı Sunullah Efendi’nin yanına veriliyor ve ustasıyla birlikte savunma sanayi için çeşitli icatlar üzerine çalışıyorlar.Bu sırada Zencefil’in de desteğiyle hükümdarlığın başına gelebilecek tehlikeleri önlemeye çalışmaları hikâyeyi daha da ilginç hâle getiriyor.