zafer saraç
Hezarfen
Denize yüzünü dönmüş insanların hayatı algılayış biçimlerinin sırtını verdikleri karadan köken almasına karşın ummanın içinde kaybolmak için neden çoktur. Deniz akla dokunduğu gibi düşünce ufku genişler. Bir kere efsanelerle sarmalanmış insana evrensel doğa yaklaşımını öğütleyen öğretinin kadim sesi insanın kulağında çınlamaya başlar. Denize dost olanın insana ve ondan kaynaklanacak bütün kötülüklere düşman olması ilk aşamada akla gelebilir. İşte Ahmet Büke efsanevi denizin dost, insanın düşman olduğu gerçeğini anlatısının omurgasına oturtarak eşsiz bir hikâye kurgular. Deniz, her ne kadar merkezde konumlansa da anlatıyı sırtına yükleyerek denizden çok yukarılara zirvelere çeken canlı karakterler mekanı neredeyse ikinci plana iter. Sadece Deli İbram lakabına nazire eden akilane felsefesiyle tek başına dünyadır. Zaten roman okumak farklı dünyaları ziyaret etmek değil mi? Büke'nin çizdiği dünyalar ziyareti hak ediyor. İyi okumalar.