cobanoglum
Bu eseri elinize aldığınızda bırakamadan sonuna geliyorsunuz. Akıcı, sürükleyici bir uslubu var. Ödül peşinde ve dünya menfaatlerine düşkün bir muhabir ile, ünlü, dâhi bir bilimadamı iken birden herşeyini birkenara bırakıp yalnızlığı seçmiş bir bilgenin diyaloğundan oluşturulmuş bir hikaye. Ama anlatılanlar hiç de hikaye değil. Bilgenin "Hayat" diye adlandırdığı mutlak varlığı farketmesi, kendini tanıması, akıl, vicdan, özgürlük gibi kavramlar hakkındaki düşünceleri, iç tecrübeleri hoş ve anlaşılır bir tarzda anlatılmış. Tasavvufun konularından Vahdet (Vahdet-i Vücut, Vahdet-i Şuhut) düşüncesinin izleri yoğun şekilde hissediliyor. "Hayat" kavramının kullanılmış olması okuyucunun "panteizm" yorumu yapmasına da neden olabilir, ancak bu ayrımı farkedecek cümleleri yakalamak güç ve bu konularada bir altbilgi gerektiriyor tabii ki. Özgürlük konusundaki değerlendirmeyi ben çok beğendim. "Hayat" ile yüzyüze gelmek, bir süreliğine de olsa "gerçek" i görmek arzusunda olanlara tavsiye ederim.