AYŞENUR AKSU
Kaşif
Kitap kelimenin tam anlamıyla hayatı ‘anlamsız’ olarak yorumlayan bir adamın toplumu nasıl rahatsız ettiğini anlatıyor. Kitabın şüphesiz en can alıcı sayfaları mahkeme sayfaları. İşlenen suçtan değil de annesinin ölümüne üzülmemesinden yargılanıyor sanki Meursault. Hatta bu durumu avukatı bile dile getiriyor. Kahramanımızın alışılagelmiş toplum normlarından bağımsız olarak takındığı tutum yargılanır esasında. Çünkü ‘hayatın bir anlamı olmalı’ sorunsalına takılmış bir toplum farklı konuşan, düşünen ve davranan bir ‘yabancı’yı tabi ki dışlar, kabul etmez. Beklentisiz, amaçsız kahramanımız hayatına anlam katmaya çalışan herkes için bir tehdittir aslında. Varoluşçu felsefenin en önemli ve kült eserlerinden biri olduğunu öğrendiğim bu romanı ciddiyetle okumak lazım. İkinci dünya savaşı sonrası yazılmış eser, yaşam amaçlarını kaybetmiş, savaş yorgunu insanların da bariz bir manifestosu gibi duruyor.