hayal ve gercek
Üstat
"Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe." cümlesiyle başlıyor kitap. Tıpkı Kırmızı Pazartesi kitabında olduğu gibi başkahramanın öleceği konusunda bizi daha en baştan uyarıyor. Kanser hastası babasının son günlerini, ondan kalan hikayeleri, anıları, hayallerini anlatıyor. Kronolojik bir sıralama yok kitapta, zaten bu kadar büyük bir acının da tarihi sıralaması olmayacağını biliyor insan. Kendimi düşündüm okurken babamla yıllar içerisinde değişen ilişkilerimi, uzak bir baba kızken arkadaş, sırdaş olmaya dönen hikayemizi... Herhangi bir sebeple canının yanmasına, hastalanmasına ne kadar hazır olmadığımı düşündüm. Belki de insan buna hazırlanmaz maruz ve mecbur kalır. Kitap belki baba oğul üzerine ama biz yine de hala hayattayken kıymetlerini bilelim son anlarına kadar yanlarında olalım inş ayrıca Bulgar Balkan kültürünün bize bu kadar yakın benzer olması da çok hoşuma gitti