Çiğdem Konuk
Türk sinemasının “film yapmak”ta nasıl geliştiğini, ayrıntılı bir şekilde, en ilkel halinden tanık olduğu en güncel haline kadar anlatıyor. Bu konuda en açık ve anlaşılır örneklerinden biri olduğu kadar betimlemesi, edebi yönü de kuvvetli bana göre. Bunların yanında ilgimi çeken bir başka şey; Lütfi Akad’ın alındığı, sevindiği, üzüldüğü, övündüğü, kızdığı birçok anıyı kendine saklamayıp kitapta anlatması. İlgim olduğu için çokça otobiyografi kitabı okudum ve şu ana kadar okuduğum, duygu yönünden, en filtresiz kitaptı. Yaşadığı olaylarla ilgili fikrini aktardığı ve içinde kalanları söylediği birçok bölüm var. Bu da kitaba ruh katmış. Akıcı bir kitaptı ve keyifle okudum. Teşekkürler.