gnlcntrk
Kitapkurdu
Kan bağın olsa da kardeşin gerçekten kardeşin midir?" sorusunun cevabını iliklerime kadar hissettiğim bir metin oldu. Kahraman bakış açısı ile anlatılan roman, aslında kahramanın ilerleyen yaşında geçmişi anlatması ile ilerliyor. Bebekken bir akrabasına verilen ancak verildiği aile tarafından tekrar ailesine iade edilen -evet tam manasıyla iade edilen- hatta bu iade sırasında paketlemesi özenle yapılan 13 yaşında ergen bir genç kızın öyküsünü onun duygularıyla okuyoruz. Fıtrat, yetiştirme tarzının çocuk üzerindeki olumlu-olumsuz etkisi, baba ve güç faktörü, anne ve annesizlik olgusu, yokluk ve varlık çatışmasının kahraman üzerindeki yansımasını bir prensesin tebdil kıyafet şehre inmesi gibi incelikli anlatıyor yazar. Her ne kadar bir çocuk ağzından anlatılsa da yetişkin dünyasının en derinlerine inen romanda betimlemeler, su üzerinde süzülür gibi nakşedilmiş. Kitabı okuyanların aklında ne kaldı merak ediyorum, mesela ben her yerde sidik kokusu duyuyorum ;)