MELİKE AYBAŞ
Kitapkurdu
Herkes ona "Külüstür" diyordu. Eski kıyafetleri, eski eşyaları ve eski mahallesiyle tam da öyle görünüyordu... Ta ki en yakın arkadaşı Zarga'yla tuhaf bir lamba bulana kadar! "Bak şöyle düşün. Birine en güzel oyuncakları verirsin, en tatlı yiyecekleri yedirirsin, hatta bütün dileklerini yerine getirirsin... Ama kalbinin içi boşsa yine de mutlu olmayabilir. Çünkü mutluluk dışarıdan verilen bir şey değil. İçten doğan bir ışık gibi. Sen gülerken, şükrederken, sevdiklerinle vakit geçirirken o ışık parlar. Kimi zaman küçücük bir şey bile seni kocaman mutlu eder, kimi zaman da büyük şeyler bile işe yaramaz. İşte bu yüzden, mutluluğu ben getiremem. Mutluluğu bulmak için insanın kendi içine bakması gerekir."