zafer saraç
Hezarfen
Mango Sokağı karakterleriyle canlı bir dünya parçası… Herkesin kendi dünyasını iyi kötü çizebildiğini düşünürsek Cisneros’un basit bir iş yaptığı düşünülebilir. Ama işin açıkçası sıradan anlatımdan çoğu zaman beklenti düzeyini aşacak bir şeyler çıkmaz. Küçük mahalle dedikoduları gibi algılanabilecek şeylerin ilk aşamada süzülmesi gerekir. Gözlem dahilinde olan olayların anlatımı ise etkileyicidir. Kurgunun gerçeklik düzlemine erişemediği metinlerde hep okurun gözü bu nedenle hatıratları arar. İşte Cisneros bu aşamada devreye girerek kurguyla yaşanmışlığı sokağın genç misafirinin dilinden gözlem gerçekliğiyle verir. Yani deyim yerindeyse Cisneros bir Latin gettosuna okuru misafir eder. Farklı bir kültür ortamından ses verilmesine karşın öteki olmanın, gurbeti yaşamanın, kültürel şokların ve kimlik buhranlarının anlatımı etkileyicidir. İnsani olanın ortak payda şeklindeki sunumu ise okurun kendinden bir şeyler bulmasının önünü açar. Kısacası anlatıcı Esperanza'yı yabana atmamak gerekir.