Gulyabani (Günümüz Türkçesiyle)
Gulyabani (Günümüz Türkçesiyle) Ürüne Git
sevvallsirin
Bilge
Hüseyin Rahmi, Gulyabani ile sadece bir korku hikayesi anlatmıyor; adeta bir toplumun röntgenini çekiyor. Romanı okurken Muhsine’nin saf korkusuyla irkilip, Çeşmifelek ve Zevşeker’in o eşsiz 'İstanbul ağzı' atışmalarıyla kahkahalar atıyorsunuz. Yazarın ustalığı da tam burada: Sokağın sesini kağıda dökerken, batıl inançların insan zihnini nasıl bir hapishaneye çevirdiğini büyük bir maharetle gösteriyor. Gotik edebiyatın kasvetli atmosferini bizim Sarıyer’in ıssız çiftliklerine taşıyan eser, finaliyle tam bir 'akılcılık' manifestosu sunuyor. Doğaüstü sandığımız her canavarın arkasında aslında insan hırsının ve cehaletin yattığını görmek, bugünün dünyası için bile hâlâ çok taze bir ders. Hüseyin Rahmi, korkuyu bir araç olarak kullanıp bizi rasyonalizmin ışığına çıkarıyor. Hem dönemin dil zenginliğini tatmak hem de 'insan neden korkar?' sorusuna edebi bir yanıt bulmak isteyen herkesin, bu maskeli baloya mutlaka katılması gerektiğini düşünüyorum.