zafer saraç
Hezarfen
Orta Çağın kayıp aydınlanmasını bünyesinde barındıran Doğu için yön bulmaya yarayan usturlap yeni bir keşiftir. Aynı şekilde Narkissos’un aksini gördüğü suyu anımsatan aynanın ise eskiliği bakidir. İkisi arasındaki ilişki ise ancak bir yazar ilhamıyla açığa çıkar. Üç nesli içine alan bir ailenin ilimden irfana irfandan gönle uzanan manidar hikayesi ise tarihin tanıklığıyla müstesna bir kurgunun üzerine inşa edilir. Karakterler büyük tarihi olayları münevver kimlikleriyle dile getirirken Doğu’da yükselen medeniyet bayrağına şahitlik ederler. Öyle ki Orta Çağa damgasını vuran ilim meclisi Beytül Hikme’nin koridorlarına dek ifşa olur. Böylelikle kurgunun asli unsuruyla sarmalanmış tarihi gerçeklerden alınacak dersler eserin didaktik kimliğini ortaya çıkarır. Misal Türklerin Müslümanlığı bahsi en duru haliyle sosyo-kültürel hayatın merkezinden çıkan bir dille anlatılır. Kaliteli edebiyatın tarihi gerçeklerle müthiş birlikteliğinden neşet eden bu eser gözden kaçırılmamalı…