Ömer Faruk İnceler
Üstat
Empati’yi okurken kendimi yavaş yavaş insanın zihnine yaklaştırılırken buldum. Kitap bana empatinin kontrol edilmediğinde ne kadar tehlikeli olabileceğini gösterdi. Başkalarının duygularına bu kadar yakından temas etmenin, insanı ister istemez dönüştürdüğünü hissettim. Okudukça şunu düşündüm: Her duyguyu hissetmek, her gerçeği bilmek bir ayrıcalık mı, yoksa ağır bir yük mü? Bilimsel altyapı zaman zaman yoğunlaştı ancak bu yoğunluk beni hikâyeden koparmadı; aksine olan bitenin tesadüf olmadığını hissettirdi. Karakterlerle arama mesafe koyamadım, çünkü hepsi bana insanın zaaflarını hatırlattı. Kitabı bitirdiğimde kendimi daha empatik hissettiğimi söyleyemem ancak kesinlikle daha temkinliyim. Çünkü Empati bana, hissetmenin değil, o hisle ne yaptığımızın bizi insan yaptığını düşündürdü. Herkesi hissedebilmek güçlü kılar sanıyordum. Meğer asıl güç, hissettiklerine rağmen kendin kalabilmekmiş.