Rahim Çınar
Kitapkurdu
Odysseia, İlyada ile karşılaştırıldığında daha derli toplu, daha “dört başı mamur” bir anlatı sunar. İlyada öfke etrafında parçalı bir şekilde ilerlerken, Odysseia başı sonu belli bir yolculuk hissi verir. Bu yüzden destandan çok, erken bir roman gibi okunur. Odyseus’un hikâyesi savaş meydanında değil, yolda şekillenir; güçten çok zekâ, hızdan çok sabır ön plandadır. Odyseus kusursuz bir kahraman değildir ama aklıyla hayatta kalır. Tanrılarla, canavarlarla ve yıllarla mücadele ederken asıl sınavı kendisiyle verir. Homeros anlatıyı bilinçli bir ritimle kurar; yan hikâyeler dağıtmaz, ana hikâyeyi besler. Eve dönüş, burada sadece fiziksel değil, kimliksel bir tamamlanmadır. Belki de bu roman havası yüzünden, Christopher Nolan’ın Odysseia uyarlamasını büyük bir hevesle bekliyoruz. Doğru bir yorumla, bu kadim yolculuk modern anlatıda yeniden hayat bulabilir.