93erhan
Hezarfen
Trevanian’ın Şibumi eseri, bir anti-kahraman anlatısı olarak sunulsa da yazarın karakteri fazla yüceltmesi kafa karıştırıyor. Kitaba adını veren spiritüel "Şibumi" felsefesinin olaylara yön veren bir farkındalık olmasını beklerken, bunun sadece kahramanın bir "yeteneği" olarak kalması hayal kırıklığı yaratıyor. Kitap; küresel düzene ve siyasete dair keskin eleştirilerle okuru heyecanlandırıp derinleşeceği algısı oluştursa da bu potansiyeli havada bırakıyor. Alt metni güçlü bir aksiyon filmi fragmanı hissi uyandıran eser, son 100-200 sayfasında yazarın hikâyesi tükenmişçesine dağınık bir hâl alıyor. Başta felsefi bir öğreti ve güç odaklarına özgün bir yorum vadeden kurgu, detaylarda heba edilmiş bir maceraya dönüşüyor. İnsanüstü özellikleri olan bir karakterin serüveni, vaat ettiği o derinlikli zemine oturmadan, aceleye getirilmiş bir aksiyonla sınırlı kalıyor. Özetle; büyük bir potansiyelin, anlatıdaki tıkanıklık nedeniyle yüzeysellikte kayboluşu.