HacerSC
Kaşif
Ünlü müzisyen Deniz İlter’in şaşalı vedasıyla açılan roman, Gece’nin hayatını farklı anlatıcıların gözünden aktararak ilerliyor. Anlatıcı kimi zaman Nehir’e, kimi zaman Leyla’ya dönüşüyor. Bu çok sesli yapı, hikâyeyi tek bir doğruda ilerlemekten alıkoyarken okuru dikkatli bir okuma sürecine davet ediyor. Roman, çocukluk ve ilk gençlik yıllarının insan hayatındaki kalıcı izlerini merkeze alıyor. Özellikle sorunlu aile ilişkileri; baba–kız ve anne–kız bağlarındaki kırılmaların bireyi nasıl içsel çıkmazlara sürükleyebileceği Gece üzerinden anlatılıyor. Yazar, bu yaraları doğrudan açmak yerine sessiz kırgınlıklar aracılığıyla görünür kılıyor. Anlatım yer yer parçalı bir yapı sergiliyor. Kaya’nın bölümleri, metne tutarlılık kazandıran bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Roman ilerledikçe tempo yükseliyor. Kandırılmayı edilgenlikten çok inanma arzusuyla ilişkilendiren anlatı, okuru tamamlanmamış duygular ve cevapsız sorularla baş başa bırakıyor; kırılganlığıyla uzun süre zihinde kalıyor.