kitabın kurdu
Kaşif
Bilginin cehaletten daha değerli olduğu sıkça söylenir.Körleşme ise bunun her zaman böyle olmadığını gösteriyor.Çok okuyan, donanımlı, birikimli ama insanı görmeyen bir zihnin nasıl karanlık ve zararlı bir şeye dönüşebileceğini anlatıyor.Saramago’nun Körlük romanındaki gibi,buradaki körlük de gözlerde değil;“benim düşüncem doğru” diyen zihinde yaşanıyor.Bu romanda bilgi, empatiyle birleşmediğinde kibre dönüşüyor ve faydalı olabilecek her şeyden kopuyor.Okurken insan ister istemez şunu soruyor:Ben neye, biz neye körüz? Anlatımı yoğun; konsantrasyon zorluğu yaşayanlar için zorlayıcı olabilir.Ama mesele o kadar güçlü ki, bu zorluğu fazlasıyla hak ediyor.