EşeTopak
Üstat
Benim Adım Ekin, bir annenin kalbinde açılan tarifsiz boşluğun, kelimelere tutunarak hayatta kalma çabasının kitabı. Sultan Karaaslan, kızını kaybetmenin ardından yaşadığı acıyı büyük cümlelere sığınmadan, sessizliğin içinden konuşarak anlatıyor. Bu yüzden her satır daha ağır, her sayfa daha yakıcı. “Bazı isimler söylendiğinde dünya durur” hissi, kitabın tamamına sinmiş durumda. Ekin artık yoktur ama adı hâlâ her yerde yankılanır; bir oyuncakta, bir sessizlikte, bir nefes aralığında… “Acı geçmiyor, insan onunla yaşamayı öğreniyor” duygusu, kitabın kalbinde atıyor. Benim Adım Ekin, yasın karanlığında bile iyiliğe, merhamete ve sevgiye tutunmanın mümkün olduğunu fısıldayan; okuru sessizce ağlatan ama aynı sessizlikte sarıp sarmalayan çok özel bir anlatı